Deniz Berktay ile Kuzeyden notlar: Bayram savaşın gölgesinde

Aslına bakarsak İkinci Dünya Savaşı’nın bitme tarihi olarak birkaç farklı gün gösterilir. Hitler, Sovyet kuşatması altındaki Berlin’de 30 Nisan’da intihar ettikten bir hafta sonra kuzeydeki Alman orduları, teslim olmaya karar verir. 7 Mayıs’ta General Jodl, Reims’deki ABD karargâhına gelir ve burada İngiliz, Fransız, ABD ve Sovyet temsilcilerin huzurunda teslim anlaşmasını imzalar (ABD’li komutan Eisenhower, onunla karşılaşmaya tenezzül etmez. O, başka bir odadayken Alman heyeti, daha düşük rütbeli subaylarla muhatap olur). Ancak Ruslar, “Naziler’in tüm saldırısını biz göğüsledik ve onları biz yendik. Teslim anlaşması, bizim huzurumuzda imzalansın” der. O nedenle ertesi gün, bu sefer Alman Orduları Komutanı Mareşal Von Keitel, Sovyet işgalindeki Berlin’e gelir. Sovyet komutanı Mareşal Jukov’un ve diğer müttefik komutanların huzurunda en küçük düşürücü bir muamelelerle teslim anlaşmasını imzalar (daha kısa süre önce “1918’deki gibi küçültücü bir mütareke imzalamayacağız” diyen bu komutan, şimdi 1918’dekinden bin beter bir teslim anlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır).

Anlaşma, Orta Avrupa saatine göre 8 Mayıs’ın bitmek üzere olduğu saatlerde imzalanmışken bu an, Moskova saatine göre 9 Mayıs’ın ilk dakikalarına denk düşer. O nedenle, Orta Avrupa ülkelerinin 8 Mayıs’ta kutlandığı “Zafer Günü”, Rusya’da ve eski Sovyet ülkelerinin önemli kısmında 9 Mayıs’ta kutlanır.

Siyasi bir konu

Bizde nasıl ki 1915 Ermeni olayları sıradan bir tarih konusu değilse bu ülkelerde de 9 Mayıs sıradan bir tarih konusu değil, son derece politize bir konudur. Zira Ruslar, Avrupa’yı faşizmden kendilerinin kurtardığını söyleyerek Avrupa siyasetinde daha fazla hak iddia eder. Rus karşıtı olan yönetimlerse (Polonya ve Baltık ülkeleri gibi) “Bizim bu bayramda kutlayacağımız bir şey yok. Nazi işgalinden çıkıp Sovyet/Rus işgaline girişimizi kutlamayız” derler. Estonya, Letonya ve Litvanya, savaş yıllarındas Nazi ordusuna çok sayıda gönüllü vermiş ve SS birliklerindeki bu Baltıklı savaşçılar, geçen yıllarda ulusal kahraman ilan edilmişti.

Şimdi, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıp saldırgan duruma düşmesinden yararlanan Letonya, 9 Mayıs’ta kitlesel kutlamalar yapılmasını yasakladı.

Durumlar değişti

Ukraynalıların çoğu, savaşta Sovyet ordusu saflarında çarpışmıştı ve Ukrayna’da en Batı yanlısı yönetimler bile komünizmle alakalı isimleri yasaklarken Sovyet komutanlarının adlarını taşıyan yerlere dokunamamıştı. Bu savaştaysa durum değişti. Berlin’in alan Mareşal Jukov’un heykelleri yıkılıp ismi her yerden çıkartıldı. (Benim oturduğum Mareşal Malinovski Caddesi’nin adı da Azov Taburu Kahramanları Caddesi olarak değişti. Yani Rusların Nazi olarak adlandırdığı birliğin adı verildi). Kiev’de Sovyetler zamanında açılan İkinci Dünya Savaşı müzesi, kapalı durumda.

Rüzgârın tersten estiği, değerlerin değiştiği bir dönemdeyiz. Buralardaki Sovyet mirasına itiraz eden bir kitle, eskiden de mevcuttu. Ancak bu akımın bu kadar güçlenmesinde Rusya’nın Ukrayna’ya açık saldırıya geçmesinin hiç mi payı yok diye, Moskova yönetiminin de iğneyi kendisine batırmasında fayda var.

[email protected]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir