İngiltere ve AB arasındaki yeni anlaşma ile Kuzey İrlanda’da neler değişecek?

İngiltere ile Avrupa Birliği (AB) arasında Kuzey İrlanda konusundaki yeni Brexit anlaşması Cuma günü resmen imzalandı.

Windsor Çerçevesi diye adlandırılan yeni anlaşma, Kuzey İrlanda ile parçası olduğu Birleşik Krallık’ın diğer bölgeleri arasında ticaretin daha kolay yürütülmesini hedefliyor.

Bugün resmiyet kazanan yeni düzenleme, sınırda iki kanal yaratarak her iki sorunu da aşacak bir tür ara çözüm getiriyor:

İngiltere, İskoçya ve Galler’den, nihai adresi İrlanda Cumhuriyeti olmak üzere yollanan mallar, Kuzey İrlanda’ya girerken, AB sınırı gibi kontrolden geçirilecek.

Ülkenin diğer bölgelerinden Kuzey İrlanda’ya orada tüketilmek üzere yollanan ürünler ise yalnızca ülke içi taşımacılık kurallarına tabi olacağı için serbestçe geçecek.

İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly yapılan anlaşma ile hem AB’nin pazar bütünlüğünün, hem İngiltere’nin iç pazarının ama en önemlisi Kuzey İrlanda Barış Anlaşması’nın korunduğunu söyledi.

AB Baş Müzakerecisi Maros Sefcovic de her iki tarafın da birbirini dinlediğini ve her iki tarafın da çıkarlarını koruyan bir anlaşmaya varıldığını kaydetti.

Aynı zamanda Kuzey İrlanda’nın özerk yönetimine de AB ile ticaretin kurallarına dair daha fazla söz hakkı veren yeni düzenleme, Kuzey İrlanda’daki siyasi partilerin çoğu tarafından memnuniyetle karşılandı.

Fakat İngiltere ile birlikten yana en büyük parti olup barış anlaşması gereğince bölge yönetiminde cumhuriyetçi Sinn Fein partisi ile iktidarı paylaşması beklenen Demokratik Birlik Partisi yeni düzenlemeye muhalefetini sürdürüyor ve özerk yönetimi çalıştırmamakta ısrarlı.

2020 yılı sonunda Brexit anlaşması imzalandığından bu yana bu konu bir açmaz olarak duruyordu ve Kuzey İrlanda Özerk Parlamentosu ve yönetimi de askıya alınmış gibi.

Yeni düzenlemeye bölgenin ikinci en büyük partisi Demokratik Birlik Partisi’nin nasıl ikna edileceği henüz belli değil.

Anlaşmaya varmak neden uzun sürdü, sorun nasıl çözüldü?

Burada sorun Kuzey İrlanda ile güneyindeki AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasındaki sınırın, yıllar önce imzalanan barış anlaşmasıyla, insanların, hizmetlerin ve malların geçişine açık olmasından kaynaklanıyordu.

Brexit sonrasında bu sınır kapatılsa da, Kuzey İrlanda’da İngiltere’den yana birlikçiler ile ayrılıktan yana cumhuriyetçiler arasında bir özerk yönetim dengesi oluşturan barış anlaşmasının önemli bir maddesi ihlal edilmiş olacaktı.

Diğer yandan burada sınır kapatılmazsa İngiltere ile Kuzey İrlanda arasında sınır oluşturulması seçeneği de, bunu bir tür adı konmamış “ayrılma” olarak yorumlayan birlikçiler tarafından reddediliyordu.

Kuzey İrlanda’da birlik yanlıları nasıl ikna edilecek?

Aslında bugün resmen imzalanmasına rağmen anlaşma geçen ay İngiltere Başbakanı Rishi Sunak ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen arasında yapılan görüşmelerde şekillenmişti.

İngiltere hükümeti anlaşmanın Avam Kamarası’nda kendi milletvekillerinden epey küçük bir itirazla geçmiş olmasından memnun.

Fakat burada asıl soru işareti, Windsor Çerçevesi adı verilen yeni düzenlemeyi kabul etmeyen ve ortak özerk yönetime dönmeyi reddeden Demokratik Birlik Partisi’nin nasıl ikna edileceği konusunda.

Birlikçilerin kaygılarını giderme hususunda İngiltere hükümetinin AB’den almayı başardığı esas taviz, Kuzey İrlanda bölgesel yönetimine, AB kurallarının bölgede nasıl uygulanacağı konusunda daha fazla yetki verilmesi oldu.

Ama birlikçiler hükümete dönmeyi reddettiği için Kuzey İrlanda’nın şu an işlevsel bir özerk hükümeti yok.

Demokratik Birlikçilerin bundan sonraki adımları ve ikna olmak için ne tür güvenceler isteyecekleri henüz bilinmiyor.

İngiltere hükümeti ise şu ana kadar izlediği tutumla, Demokratik Birlikçileri ikna etmekte acele etmiyor görünümü veriyor ve bu konuda çözümü zamana yaymaya yönelecek gibi görünüyor.

İngiltere’nin Kuzey İrlanda Bakanı Chris Heaton-Harris anlaşmanın kesinleştiğini yeniden pazarlık yapılmayacağını vurguladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir