Uzmanlar, halsizlik ve saç dökülmesinin göz ardı edilmemesi gereken önemli sağlık sorunları olabileceğini vurguluyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, sürekli yorgunluk, ani kilo değişiklikleri ve saç dökülmesi gibi belirtilerin, tiroit hastalıklarının habercisi olabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Tiroit tedavisinde multidisipliner bir yaklaşımın gerekliliğine dikkat çeken Menekşe, pek çok hastada cerrahi müdahaleye gerek kalmadan etkili bir tedavi sürecinin yürütülebileceğini belirtti.
Tiroit bezi, vücudun metabolizma hızından kalp ritmine kadar çok sayıda temel işlevi düzenliyor. Küçük bir organ olmasına rağmen, sağlığında yaşanan bozulmalar tüm vücudu etkileyen ciddi semptomlara yol açabiliyor. Prof. Dr. Menekşe, modern yaşamın yaygın sorunları arasında yer alan halsizlik ve yorgunluğun altında yatan potansiyel tiroit problemlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Tiroit fonksiyon bozukluklarının çok çeşitli belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Menekşe, çarpıntı, ani kilo kaybı, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk yaşayan bireylerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini vurguladı. “Tiroit hastalıkları bazen basit bir yorgunluk olarak algılanabilir. Ancak erken teşhis, tedavi sürecinin seyrini olumlu yönde etkileyebilir” diye ekledi.
Menekşe, tiroit hastalığının yönetiminde endokrinoloji, radyoloji ve patoloji uzmanlarının iş birliğinin önemine değinerek, doğru değerlendirme ile cerrahi müdahale gereksiniminin azaltılabileceğini aktardı. “Hipotiroidi, hipertiroidi ve nodüler hastalıklarda uygun ilaç tedavisi ve düzenli takip sayesinde birçok hastada cerrahi müdahaleye gerek kalmayabilir. Cerrahi müdahale, yalnızca gerçekten ihtiyaç duyulduğunda ve doğru zamanda yapılmalıdır” dedi.
Cerrahi müdahale gereken durumlarda, cerrahın deneyiminin komplikasyon riskini doğrudan etkilediğini belirten Menekşe, tiroit bezinin ses tellerini kontrol eden sinirler ve kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezlerine yakın bir bölgede yer aldığını hatırlattı. Bu hassas yapıların korunmasının, ancak uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen operasyonlarla mümkün olabileceğini ifade etti.
Tiroit kanseri tanısı alan hastalarda tedavi sürecinin, ameliyat kadar önemli olduğunu vurgulayan Menekşe, nükleer tıp ve endokrinoloji uzmanlarıyla yürütülen ortak takibin hastalığın nüksetmesini önlemede kilit bir rol oynadığını belirtti. Kişiye özel tedavi planlarının hasta konforunu artırdığına ve komplikasyon riskini minimuma indirdiğine de dikkat çekti.